|
|

Stephenıe Meyer’ın elinden kaleme alınan bu kitap bir harika…
Macera gizem aşk herşey bu kitapta…
Gençler için bu kitabı önerebilirim…Kitap sonunda resmen aqlamıştım.
Kitabın arkasından bu kitabı okuyan yazarlardan bir kaç yazıyı burada bulabilirsiniz
“Stephenie Meyer, görkemlli zihninin ve ruhunu kullanarak karanlık hikayelerini inanılmaz bir aydınlıkla okuyucularına sunuyor..Kahramanları ne kadar büyük acılar çekse de, Meyer hikayelerini ışık ve umutlu doldurmayı çok iyi beceriyor”
Orson Scott Card .Ender serisinin yazarı
“Harika, yaratıcı, özenli ve güçlü bir roman. Göçebe’yi okuyacakları uyarıyorum: bu ktap sizi ele geçirecek, saatlerce elinizden bırakamayacaksınız.Son kelimesine gelene kada aklınızdan çıkmayacak. Sterphenie Meyer. kahramanlarını ve hikayesini. Stephen King ve Isaac Aimov karışımı bir usta gibi harmanlanmış.”
Eidley Pearson,Beşikteki Flüt’ün Yazarı
“Büyüleyici, tutkulu ve eşsiz bir psikolojik gerilim.Stephıe Meyer, Göçebe’yle “çift karakterli olmak” tanımına yeni ve şaşırtıcı bir anlam yüklüyor!”
Katherine Neville, Sekiz’in Yazarı

Tekrar bölümleri sanırım

Cemil kaçınılmaz gerçeklere doğru sürüklenirken, Eda ve annesi buna engel olamamanın çaresizliği içindedir. Ferda, fotoğrafları Eda’nın yüzüne fırlatırken, belki de kaderin ördüğü ağların farkında değildir. Cemil, onu altüst eden şüphelere artık bir son vermeye kararlıdır. Eda ve Melda’nın karşısına dikilir. İki kız kardeş için zaman artık tükenmektedir. Gerçeklerin ortaya çıkmasını ve bu işkencenin bitmesini isteyen Harun, bir yandan da şirketin içinde bulunduğu dar boğaza çözümler aramaktadır. Cemil için konuşacağı tek bir kişi kalmıştır. Harun! Eda ve Melda iyice köşeye sıkışmışlardır. Melda buna engel olmak için babasına gerçeği anlatmaya karar verir. Ama hangi gerçeği? Ve Cemil buna nasıl tepki verecektir? Arslanlı ailesi yine bir araya gelirler. Ancak bunun sebebi Saadet Hanım’ın yarattığı korku dolu anlardır. Feyyaz ve Harun hiç bir şeyin eskisi gibi olamayacağının farkına bir kez daha varırlar. Türkan evlerindeki fırtınanın geçtiğini zannederken, gerçeklerin kapısı bir anda ardına kadar açılır. Kaderin ördüğü ağlardan kaçış yoktur artık. Kaçınılmaz son bir çığ gibi üzerlerine gelmektedir. Eda son bir gayretle olacaklara engel olmak için Harun’a koşarken, Cemil de hedefine doğru kararlı bir şekilde ilerlemektedir.
1. Bölüm Özet
Pırıltılı, göz kamaştırıcı ve baştan çıkarıcı bir dünya… Ve o dünyanın karanlıkta kalan yüzü; ihanet, yalan ve oyunların en tehlikelileri…
Kanal D’de 14 Temmuz Çarşamba günü, yapımını Tim’s Productions’un, yapımcılığını Timur Savcı’nın, yönetmenliğini Kerem Çakıroğlu’nun üstlendiği, senaryosunu Nükhet Bıçakçı ve Aylin Alıveren’in kaleme aldıkları “Küçük Sırlar” adlı yepyeni bir gençlik dizisi başlıyor.
Küçük Sırlar, İstanbul’un zengin ailelerinin ve çocuklarının sıradışı, gösterişli, ışıltılı hayatlarının daha önce hiç anlatılmadığı kadar cüretkâr ve çarpıcı hikâyesini anlatıyor. En pırıltılı mekânlar, en lüks arabalar, en güzel kıyafetler, en bakımlı insanlar… Dizi, şeklin her şey demek olduğu ve kimsenin göründüğü gibi olmadığı bir yerde gençlerin yaşam tarzlarını konu alıyor.
Genç ve dinamik kadrosuyla dikkat çeken “Küçük Sırlar” dizisinin ana teması; masumiyet, büyümek, sırlar ve popüler olmak, sevilmek ve hayatta kalmak için söylemek zorunda olduğumuz yalanlar üzerine kurulu.
“Küçük Sırlar”ın kahramanlarının hemen hemen hepsi “vitrinde yaşıyor”. Gözümüz, kahramanların hepsini magazin eklerinin ikinci sayfa haberlerinden ısırıyor. Bu nedenle çok uzak gibi görünseler de, çok yakınlar. Onlar daha büyük arenalarda ve daha güçlü düşmanlarla savaşsa da; yaraları, duyguları, aşkları, sevgi ve nefretleri hepimizinki gibi. Masumiyet bütün karakterlerin hayatlarının farklı yerlerinde işlense de aslında en çok dizinin başkahramanı Su’yun hikayesini şekillendiriyor. Su (Sinem Kobal), yaşadığı dünyanın en pırıltılı, en beğenilen, en konuşulan, en özenilen kızı. Diğerleri gibi ‘vampir’ olmamaya, ‘temiz’ kalmaya, kendine yeni bir yol çizmeye çalışıyor. Ama ne o dünyanın dışında ne de içinde durmak kolay. Büyümek herkes için zor olsa da Küçük Sırlar dünyasında tam bir savaş. Kahramanlarımız yaşlarından büyük entrikaların içindeler. Ama aslında hepsi daha çocuk. Fark etmedikleri şey, bu koşuşturmacanın içinde, yavaş yavaş büyüdükleri. Peki, büyüdüklerinde kim olacaklar?

Kağıt evler içinde
Ateş yakmak gibi ısınmak için
Sana gelmek böyle işte
Parçalanmak milyon kere.
O iğne sessizliği
Bir terzi ağzındaki
Sensiz olmak böyle işte
Niye böyle, niye?
Ah olmuyor
Ne yapsam olamıyor
Hep buzlu yolların
Yürünmüyor, yürünmüyor
Ve sen en yanlış kadın
Sende kalmak bile bile
Yüzünü çizmek gibi su üstüne
Adını anmak gizlice.
Kağıt evler içinde
Yanmış her şey düşler bile
Peki sen en yanlış kadın
Nasıl en çok sen acıttın?
Ah olmuyor
Ne yapsam olamıyor
Hep buzlu yolların
Dönülmüyor, dönülmüyor
Realtime Worlds tarafından geliştirilen aksiyon MMO oyunu APB’nin minimum sistem gereksinimleri belli oldu. Unreal Engine 3 kullanan yapım, PC için 2 Temmuz’da raflarda olacak.
Sistem gereksinimleri:
* Core 2 Duo 2Ghz ya da eşdeğer
* 2GB RAM (3GB – Vista64 / Windows 7 64)
* nVidia GeForce 7800 – 256MB ya da eşdeğer
* 20GB boş disk alanı
* Headset ve mikrofon
* Internet bağlantısı
Oyunla ilgili Ön İncelemeye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Bu yıl Amerika’nın Los Angeles eyaletinde yapılacak olan E3 için geri sayım başladı.15-17 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan oyun fuarı için çeşitli söylentileri inceliyoruz.İşte E3′de tanıtılması düşünülen birkaç söylenti.
1. Xbox 360 Slim

Çok fazla yazılıp konuşuldu.Ama son zamanlarda söylentiler iyicene arttı diyebilirim.Özelliklede yukarıdaki resimden sonra.Bir teknoloji dergisinin incelediğini söylediği Xbox 360 Slim’den karşılaştırmalı bir görüntü.Bu yılki E3 fuarında tanıtılması veya en azından açıklanması bekleniyor.
2. Nintendo 3DS

Bu yıl ki fuarda kesin olan açıklanması bekleniyor Nintendo 3DS’in.En büyük bombası ise gözlük kullanılmadan 3 boyutlu görüntünün elde edilecek olması.Tabii şu anlık sadece bir söylenti.Fuarda herşey belli olcak.Mart 2011′den önce çıkması tahmin ediliyor.
3. PSP2

Öncelikle şunu belirteyim, yukarıdaki görüntü gerçeğ yansıtmıyor.Yani hemen heyecanlanmayın Ama gerçek olsa güzel olmaz mıydı ? Olurdu.PSP2′nin dokunmatik ekranlı, kızaklı ve çift analoglu olması bekleniyor.
4. Natal

Geçen seneki E3′de duyurulmuştu.Ve gerçekten çok beğenildi .Microsoft’un “Kontrol Cihazı Sizsiniz” sloganıyla duyurduğu Natal’ın bu yılki E3′de fiyatının açıklanacağı ve çıkış tarihinin belli olacağı kesin gibi.Yabancı yayın kuruluşlarında fiyatının “güvenilir kaynaklara göre” $149 dolar olacağı söyleniyor.Ayrıca Xbox 360 Arcade modeliyle “bundle” olarak $299 dolardan (Tek Arcade modelden $100 dolar daha fazla) satılacağı söylentiler arasında.
Bugün yeni bir yaşama başlıyorum diyebilirim.Bir süredir hosting işiyle uğraşıyordum ve bazı “taklaya getirilmeler” yüzünden kapatmak zorunda kaldım firmami.Daha doğrusu “zorunlu devir” yaptım.Ama artık hosting işi yok.Uzun bir aradan sonraki ilk yazımı şu an yazıyorum.
Blogun isminden dolayı şoğu kişinin yüzünde önce bir tebessüm oluşuyor.Logoyu görünce ise gülmeye başlıyorlar.Saçma olduğundan değil, beğendiklerinden.Gözlerinden anlayabiliyorum -kimilerine saçma gelebilir tabi, herkesin kendi görüşü-. Ama biraz okumaya başladıklarında, o gülmenin yerini kimi zaman bir düşünce, kimi zman ciddiyet, kimi zaman ise tekrar ttlı bir gülümseme alıyor.Her türlü duyguların yaşanabileceği, her türden içeriğin bulunabileceği bir blog bizimkisi.
Bugün yeniden dpğmuş gibiyim.Artık inşallah hep burada olacağım.Yazımı bitirmeden şunuda eklemk istiyorum, sevgili arkadaşım Şeref artık yazılarıyla Lokum Blog’a renk katacak.Blogumuzun yeni yöneticisidir kendisi.Umarım yazılarını beğenirsiniz
Herkese hayırlı günler dilerim…
Ercüment
Merhaba,
Bir süredir kişisel işlerim nedeniyle yazamadım.Ama inşallah bundan sonra hep burdayım.Arkadaşımla beraber en kısa zamanda yazmaya başlıyoruz.
Teşekkürler..
|
|