Arşivler

Takvim

Mart 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Gtaturk.com Sitesine Yapılan Saldırılar Hakkında Önemli DUYURU!‏

Gtaturk.com internet sitesinin bir üyesi olarak, aşağıda yazılı mesajı aldım.Üye olsun olmasın, ziyaret dahi ediyor olsa herkesin okumasında fayda var.Sadece gtaturk.com için değil, tüm siteler için geçerli bu yazılanlar.

MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen, bozan, sisteme hukuka aykırı olarak veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen, erişilmez kılan, değiştiren, yok eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Sitemize üye olan, olmayan, takip eden veya etmeyen ama bir şekilde bu yazıyı okuyan herkese merhaba diyorum.

2005 yılında kurulan Gtaturk isimli sitemiz yaklaşık 4,5 yıldır hizmet vermektedir. Ancak bu süre zarfında sitemize üye olup kişisel sebepleri dolayısıyla giden, kavga edip giden, yönetime kızıp terk eden bir çok kişi olmuştur. Bu kişilerden bazıları siteden ayrıldıktan sonra sitemize yönelik hack saldırısı organize etmişlerdir ve sitemize saldırmışlardır. Bugün de muhtemelen benzer bir durumla karşı karşıyayız. Sitenin kurulduğu tarihlerde Bilişim Suçları kanunu tam şeklini almamıştı ve yaygın değildi. Ancak bugün ufak bir siteye yapılan ufak bir saldırı sonucunda bile kişinin yargı önüne çıkması kolaylık kazanmıştır. Bu da yasal dayanağımız olduğunun göstergesidir.

Sitemizin dayanıksız alt yapısını fırsat bilen saldırganlar her seferinde sitemize saldırmaktan büyük keyif almaktalar. Ancak "nasıl olsa internet, beni nasıl bulacaklar?" diye bir söylemde bulunup kafalarının estiği gibi davranmaları mümkün değildir. Böyle bir durumda küçük-yaşlı fark etmeden cezalarını çekmek zorundadırlar. Zaten Bilişim Suçları Kanunu da bu sebeple var. Günümüzde internet üzerinden işlenen her türlü suçta, hatta Facebook'ta yapılan yorumlar sonucunda bile mahkeme önüne çıkmak olası bir durumdur. Şu an herhangi bir bilgisayar üzerinden bağlanıp da polis tarafından yakalanamayacak bir suçlu bulunmamaktadır. Bu bazı çocuklara şaka gibi gelse de gerçek böyledir, mahkemeye düştükten sonra iş işten geçer ve hayat gözlerinizin önünde elinizden kayıp gider. Böyle bir durumda pişmanlık fayda etmez. Kanunlar aşağıdadır, buraya aktarıp size okuma fırsatı sunuyorum, umuyorum ki yol yakınken dönersiniz.

Bilişim sistemine girme, sistemi engelleme,bozma, verileri yok etme veya değiştirme, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması kapsamındaki suçları tanımlayan kanun maddeleri TCK'nın 243 -246.maddelerinde yer alıyor.

Bilişim sistemine girme

MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen, bozan, sisteme hukuka aykırı olarak veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen, erişilmez kılan, değiştiren, yok eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

MADDE 245. - (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

MADDE 246. - (1) Bu Bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Saygılarımızla,
Gtaturk.com Yönetimi.
Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Tüm İslam alèminin mübarek kurban bayramını kutlar, bir ömür boyu tüm sevdiklerinizle sağlıklı yaşam dilerim.

Ercüment

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Osmanlıda Devlet Anlayışı

Osmanlıda Devlet Şerri hukuk ve Örfi hukuk ‘a göre yönetilirdi. Şerri hukuk İslamiyetin kurallarından oluşurken Padişah dahil bu kuralları hiçkimse değiştiremezdi. Örfi hukuk ise Türklerin geçmişten beridir gelenek, göreneklerine uyarak düzenlendiği hukuktur. Bu kuralları Padişah düzenleyebiliyordu.

Osmanlıda ” Hakimiyetin sahibi Allah’tır, Padişah Onun yeryüzündeki vekilidir. ” inancı vardır.
İslamiyet öncesi Türk topluluklarında da devleti idare etme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılıyordu.

Ayrıca I.Murat’tan itibaren ” Ülke hanedanın ortak malıdır. ” anlayışının yerini ” Ülke Padişah ve oğullarınındır. ” anlayışı aldı. Böylelikle taht kavgaları sınırlandırıldı ve merkezi otorite korundu.

Osmanlı devlet yöneticileri, kuruluştan I.Murat dönemine kadar bey ve gazi unvanlarını kullandılar. I.Murat ile beraber hüdavendigar, sultan, padişah, han gibi unvanlar da kullanılmaya başlandı.

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Graffiti...Sokakların Sanatı...

Walls

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_06092009202757.jpg

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_04092009195202.jpg

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_30082009162516.jpg

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_24082009212444.jpg

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_22082009191052.jpg

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_12122008220308.jpg

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_13042009194153.jpg

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_13042009193823.jpg

http://www.turkstyle.org/graffiti/graffiti/buyuk/graffiti_13022009213549.jpg

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Graffiti… Sokakların Sanatı…

Graffiti, en temel anlamıyla, duvar yazıları ve resimler yoluyla kendini ifade eden bir görsel uygulamadır. Grafik sözcüğü kökeninden türetilmiştir.

Graffiti, kimi çevrelerce bir sanat dalı olarak kabul edilirken, bir başka bakış açısı da, graffitiyi vandalizm olarak değerlendirmektedir.

Tarihçesi

Tarihsel olarak graffiti’nin oldukça eski bir geçmişe, mağara duvarlarına çizilen şekiller nedenilye ilkçağ, 4. yüzyıl dönemlerine dayandığı, Pompei’deki duvar yazılarının graffiti sayıldığı söylenebilir. Eski Mısır döneminde insanların geçtikleri yerlerdeki duvar ve kayalara bıraktıkları çeşitli şekil ve yazılardan oluşan mesajlar, graffitinin ilk adımları sayılsa da, gününmüzddeki anlamıyla graffitinin ana çıkış noktası 1940′lı II. Dünya Savaşı günlerine denk gelmektedir. Almanya’yı Doğu ve Batı şeklinde ikiye bölen Berlin Duvarı’nın her iki yanı protest kişilerce boyanarak, yazı ve sloganlarla bezendi. 1960′lı yıllarda ABD’nde politik grupların görüşlerini duyurmak için bu yöntemi tercih etmesi, gençlerden oluşan sokak çetelerinin, kendi denetimleri altındaki alanları belirlemek için duvar yazılarını kullanmasına yol açtı. Ardından bağımsız bireyler graffitiyi geliştirdi. Sosyal içerikli iletiler dışında, bireysel seçimleri de yansıtmaya başlayan graffitiler giderek renklendi. 1970′lere gelinirken, bu görsel uygulama, şehir duvarlarından metro duvarlarına geçerken, New York’tan ABD’nin hemen hemen tümüne yayıldı.

Gelişimi

Dünyanın çeşitli ülkelerinde başta duvarlar olmak üzere uygun olan hemen hemen her zemin; graffitiler için uygun yer oluşturuyor, sprey boya, fırça gibi çeşitli araçlar devreye girerek, neredeyse beğeni yarışması haline dönüştürüldü.Graffitinin genel olarak illegal (yasadışı) bir uygulama olması, bu konuda yasa eksiklikleri, tarihsel eserler, özel konutlar dahil, herhangi birçok yerin rastgele boyanarak graffiti zemini kabul edilip uygulama yapılması, graffitiye bakış açısının ağırlıklı vandalizm olarak kabul edilmesinde rol oynamış, uygulayanlar hakkında yasal işlemler yapılmıştır. Özellikle hip-hop kültürünün yaygınlaşmasıyla modern ve asıl şu anki graffiti ortaya çıkmıştır. Graffitinin bugüne gelmesine kadar geçen süreçte, bu konuda Hugo Martinez, Bozo Texino, Taki 183 gibi isimlerin ünlenmesine yol açtı. Graffiti yapanların çok büyük bir çoğunluğu kimliklerini gizlemekte ve papo 184, junior 161, cay 161, stitch 171, barbara 62, TAKI 183 gibi takma isimler kullanmaktadırlar. Örnek olarak TAKI 183, 1969 – 1974 yılları arasında Washington ve Manhattan’da metro istasyonlarında büyük ün yapmıştır.

Graffiti, kendi gelişimsel sürecini rekabet ortamının da teşvikiyle hızlı yaşamıştır. Bu gelişim sonucunda “tag” adı verilen graffiti yazarları imzalarına semboller, ilgi çekici resimler eklenmeye başlamış. Bazıları sayısal simgeler, bazıları logo vb. şekiller kullanmıştır. Zamanla kullanılan harflerin boyutları büyümüş, harflerin içi desenlerle süslenmeye başlanmış, herkes kendi yazım tarzını belirlemiş ve kendine has renkleri kullanmış, hatta durum giderek kaligrafi sanatının bir yansımasına dönüşmüştür.

Graffiti uygulayıcıları, kendilerini sokak ressamı olarak tanımlarlarken, çoğu zaman işi gerektiren maliyetleri kendi ceplerinden ya da sosyal çevrelerini oluşturan dernek, örgüt vb. topluluklardan karşılarlar. “Graffiti” adıyla müzik grupları, albümler vb. oluşumlar gerçekleşmiştir. İran gibi baskıcı yönetim altındaki ülkelerde bile görülen sanat; genellikle barış yanlısı, savaş karşıtı bir eğilim çizmektedir . Günümüz graffitisi, hip hop kültürünün temel unsurlarından biri olmuş, kimliğini açıklamaktan çekinmeyen, bu konuda yasal dernekler, sinema filmleri , bilgisayar oyunları , web siteleri, grafik bilgisayar programları vb. oluşturanların temsilciliğinde, çeşitli iniş çıkışlarla varlığını sürdürürken, Türkiye’de de Samet Esen, Tunç Dindaş, Cihan Uyar ve İsmail Can Yalçın gibi isimler tarafından yapılmaktadır.

Tüm dünyada graffiti 1980 sonrası zirve yıllarını yaşamıştır. Bu süreçte ABD’nde toplumsal sorun haline geldiği bir dönem yaşandığında, spray boyalar, satıldığı yerlerde kilit altında tutulup, küçük yaştakilere satışı yapılmamıştır. 1980′li yıllaırn ikinci yarısının sonlarında düşüş eğilimi göstermişse de 1990′ların ortalarında yeniden yükselen bir grafik izler.

Graffiti’nin alt dallarını da ayırırsak bunlar:Throw-up,Bombing,Wall,Train,Digital,Tag,Street Art,Character,Wehicle’lerdir

Bu sanatın Türkiyedeki iyi örneklerine http://www.turkstyle.org/ web adresinden dünyadaki iyi sanatcıkarın calısmaları için http://www.graffiti.org/ web adresine ugrayabilirsiniz…Bu bölümde bu ve benzeri sanatlarla ilgili örnekleride paylasacagım…

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Facebook Connect Lokum Blog’da!

Facebook Connect özelliğini blogumuza eklemiş bulunmaktayız.Bu özellik sayesinde blogumuzdaki yazılara yapacağınız yorumlarda Facebook hesabınızı kullanabilirsiniz.

Kullanım:

1) Yorum yapmak istediğiniz makaleyi açıyorsunuz.
2) Aşağı, yani yorum yazma bölümüne iniyorsunuz.
3) “f connect” logosuna tıklayıp açılan sayfada Facebook hesabınıza giriş yapıyorsunuz.
4) “Bağlan” a tıklıyorsunuz.
5) Bağlantı gerçekleştikten sonra 404 hatası verilecektir. Pencereyi kapatıp sayfayı yeniliyorsunuz.
6) Yorumunuzu yazabilirsiniz.

Not: Facebook hesabınıza zaten giriş yapmışsanız 4. adımda anlattığım ekran gelecektir.

Blogumuzdaki yazılara yaptığınız yorumlar Facebook’daki duvarınızda otomatik olarak görünecektir.

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Emin Çölaşan Sözcü'de

“Hürriyet Gazetesinden kovulduktan sonra bununla ilgili anılarını yazp 3 kitap çıkaran Emin Çölaşan Sözcü’de”

Yukarıdaki yazı Emin Çölaşan’ın adını hiç duymasaydım yazacağım yazıdır.

“Yıllarca hırsızların, yolsuzluk yapanların üstüne gitmiş, kalemini satmamış, yalakalık yapmamış büyük gazeteci Emin Çölaşan Sözcü’de”

Bu ise Emin Çölaşan hayranı olarak yazdığım yazı, ki doğrusunda bu.

Evet, usta kalem Emin Çölaşan bugün Sözcü gazetesinde yazmaya başladı. 22 yıl boyunca emek veriği Hürriyet Gazetesinden AKP baskısı altında olan Aydın Doğan’ın bahaneleriyle kovulan Emin Çölaşan, Sözcü gazetesinin hür basın anlayışında. Emin Çölaşan’ın Hürriyet’den kovuluş nedenini birkaç cümlede özetleyecek olursak “Emin Çölaşan’ın AKP yolsuzluklarının üzerine gitmesi, AKP’nin eleştiriye dayanamayıp Aydın Doğan ve Doğan Grubuna baskı yapması”.Sepebler kısaca bunlar.

Şu sıralar Aydın Doğan ile Recep Tayyip Erdoğan’ın arası iyi değil gibi gözüksede ileride neler olacağı hiç belli olmaz.Nesyse, konumuza dönelim.

Emin Çölaşan’ı Sözcü gazetesinde mutlaka takip edin.Kitaplarınıda okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.Şahsi görüşüm; Türkiye’nin en iyi birkaç gazeteciden biri Emin Çölaşan’dır.Neyse làfı fazla uzatmayalım.Uzun bir aranın ardından Emin Çölaşan’ı yeniden okuyabilmek gerçekten sevinç verici.

Emin Çölaşan’ı hergün Sözcü gazetesinin 5. sayfasında bulabilisiniz.

Not: Bu yazıyı yazarken laptop’unu kullanmama izin verdiği için dayıma teşekkür ediyorum.

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Altın Portakal Geçiş Töreni

Altın Portakal geçiş törenine katıldım.Ve ilk olarak şunu söylememe izin verin; Harikaydı! Yeşilçam’ın efsane isimleri geçişin %95′ini oluşturuyordu.Tarık Akan,Edisun,Rutkay Aziz,Selda Alkor bunlara birkaç örnek olabilir.Yenilerden ise Burcu Kara ve ismini hatırlayamadığım birkaç kişi vardı. 16.30′da Cam Piramit Kültür Merkezi’nden başlayan kortej, 16.55′de bizim beklediğimiz Güllük Caddesine geldi.Birkaç fotoğraf çekmeye çalıştım o anda.İşte birkaçı:

İtiş kakış arasında oynamalar oldu biraz.Resimlerdeki tuhaflıklar onlardan kaynaklanıyor.Geçiş fazla uzun sürmedi.10 dakika kadar.Daha sonra Büyükşehir Belediye binasına kadar gidecek olan kortej devam etti.Bizde ara sokaklardan Büyükşehir Belediye binasına gittik.Binanın üst teras katında kokteyl veriliyormuş.Sadece VIP ve basın çıkabiliyor üste.Biz basın olmadığımız için çıkamadık elbette =) Ama aşağıya bakıp selamlayan sanatçıları çekmeyi başardık.

Uzaktan fotoğraf çekmeye devam ettim.Sırasıyla aşağı selamladılar bi ara.Daha sonra Tecavüzcü Coşkun rolüyle tanınan Coşkun Göğen geldi.Elindeki su şişesindeki suyu aşağıdakilere sıçarttı :D E tabi yabancı değil, Antalyalı ve Antalya’daki bir plajda çalışıyor oda.Sonra halkın “Antalya” diye bağırmaları için bize doğru seslendi.İlgili videoyu izleyebilirsiniz.

Altın Portakal izlenimlerim böyle.Aslında elimde videolar var ama çözünürlük düşük olduğu için eklemiyorum.

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Sabah Sürmanşetini Doğan'a Ayırdı

Son birkaç gündür yolda yürürken gazete bayilerinin önünden geçiyorum.Gazetelere göz gezdirirken bir gazetenin sürmanşetinde “DOĞAN’A AL CAPONE ÖRNEĞİ” yazan bir gazete.Hangisi dersiniz? Doğru bildiniz, Sabah.Evvel ki gün baktım “DOĞAN’DAN OYUN İÇİNDE OYUN”.Geçen gün baktım “MAHKEMEDEN DOĞAN’A RET”. Dün baktım “DOĞAN’DA MAL VARLIĞI TELAŞI”.Bugün baktığımda aşağılarda yazmış.Belliki artık çekilmeye başladı :D

Sabah gazetesi belliki işi, gücü, manşeti Doğan Grubu’na ayırmış.”Neden?” diye soranlarınız olabilir.Açıklayayım; Sabah gazetesi Çalık Holding’e bağlı Turkuvaz Medya Grubu’na aittir.Çalık Holding’in sahibi ise Ahmet Çalık.Sadede gelecek olursak; Ahmet Çalık, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dünürüdür.Yani aslında Sabah’ın Doğan Grubu’na bu kadar yüklenmesine şaşırmamak gerek.

Fakat atışmayı bırakıp asıl işleri olan “doğru düzgün haber yapma”ları çok daha iyi olacak.Zaten Sabah’ın yazdıklarının çoğu Doğan Yayın Holding tarafından yalanlanmakta.Diğer yazılarda cevap verilmeyecek kadar değersiz.Bu olaylar daha öncede oldu, şimdide oluyor.Ve eminim ki ilerde tekrar olacak.

Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ve sürenin 5 yıla indirilmesi için kolları sıvadı.Bu durumda Başbakanlık seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimleri aynı yılda yakın tarihlerde olacak.Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar  Doğan Grubu’nu bitirmek için herşeyi yapacaktır.Nitekim yapıyorda. 3.755.000.000 TL (3 Milyar 755 Milyon Lira) ceza dünyada eş benzeri görülmemiştir.Doğan Holding’in piyasa değerinden daha fazla.Üstelik bu ceza fazilerle beraber 4.8 Milyar TL’yi buluyor.

6 EKİM

7 EKİM

8 EKİM

9 EKİM

10 EKİM

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter

Kendimden yazılar…

Bugün havada var biraz buğu, biraz sis,yanlız ruhların sesleri çınlar sokaklarda,Diğer taraftakilere katılmış sanki bir tarafım; sakin, temiz, Öfkemi kazırım tırnaklarımla eski bir ağaca …

Bu yazıyı paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter
Gerek 100 Toplist
hosting web tasarm
Alexa Add to Technorati Favorites

yemek, yemek tarifleri, elence, paylam, bilgi, teknoloji, blog, kltr sanat, sinema, tiyatro, mzik, webmaster, izlenimler, lokum, lokumblog, lokum blog